Ortodonti
Ortodonti dişlerde ve çenede kapanış bozukluklarının ağız içi ve ağız dışı apareyler ile düzeltilmesini kapsayan diş hekimliği dalıdır.
Çeşitli yaş gruplarına yönelik tedaviler yapılmaktadır. Ortodonti tedavisi ile çene ya da dişlerde bulunan bozukluk ve düzensizlikler tedavi edilmektedir. Aynı zamanda tedavi büyüme ve gelişme sürecinde dişlerde doğru kapanış ve profil düzenlemesi sağlamaktadır.
Ortodonti Nedir?
Ortodonti tedavisi ile yanlış konumlanmış dişlerin çene kemiği üzerinde daha düzgün bir şekilde yerleşebilmesi ve orantısız büyüme gösteren dişlerin neden olduğu yüz düzensizliklerinin teşhis ve tedavisi yapılmaktadır. Tedavinin ana amacı dişlerin karşı çenedeki dişler ile daha uyumlu ve düzgün bir sıralamaya sahip olmasıdır.
Ortodonti Hangi Problemleri Tedavi Eder?
Ortodonti ne yapar ve hangi hastalıklara bakar kapsamında ele alınan çeşitli hastalıklar bulunmaktadır. Ortodonti bölümü sadece estetik kaygıların giderilmesi amacı ile işlemler gerçekleştirmemektedir. Aynı zamanda diş ve çene yapısındaki birçok anatomik ve fonksiyonel bozuklukların tedavisi ile ilgilenmektedir.
Ortodonti hekimleri çeşitli hastalıkların tedavisi ile ilgilenmektedir. Tedavi bireylerin hem ağız sağlığını hem de genel yaşam kalitesini iyileştirmeye yönelik gerçekleştirilmektedir. Bölüm kapsamında tedavinin uygulandığı çeşitli rahatsızlıklar şu şekildedir;
| Hastalık | Detayları |
| Kapanış bozuklukları | En sık rastlanan rahatsızlıklardan bir tanesidir. Dişlerin alt ve üst çenede düzensiz bir şekilde bir araya gelmesi sonucu meydana gelir. Çiğneme ve konuşma gibi temel fonksiyonları olumsuz yönde etkileyebilmektedir. |
| Aralıklı dişler | Dişler arasında normal kabul edilen aralıktan daha fazla boşluk bulunmasını kapsar. Bu rahatsızlığın altında genetik faktörler, çene kemiği boyutu arasındaki uyumsuzluklar, diş boyutları ve eksik diş gibi çeşitli nedenler yatmaktadır. |
| Çapraşık dişler | Dişlerin çene kemiği üzerinde üst üste binmesi ve düzensiz bir şekilde dizilmesi sonucu meydana gelir. Bu durum dişlerin yer darlığı nedeniyle üst üste gelmesi ile oluşmaktadır. Rahatsızlık ağız hijyenini zorlaştırmaktadır. Bu rahatsızlığın sonucunda ise çürük ve diş eti hastalıkları riski artış gösterebilir. |
| Derin kapanış | Üst ön dişlerin alt ön dişleri normal düzeyden çok daha fazla örtmesi nedeniyle görülen rahatsızlıktır. Bu durum alt diş etine zarar verebilmektedir. Aynı zamanda çene eklemi sorunlarına yol açabilir ve dişlerde aşınmaya neden olabilir. |
| Açık kapanış | Açık kapanış özellikle ön dişlerin ısırma sırasında birbirine temas etmemesine neden olmaktadır. Bu durum sonucunda dişler arasında dikey bir boşluk kalabilir. Rahatsızlık sonucunda yiyecekleri ısırma ve bazı sesleri doğru çıkarma yeteneği önemli düzeyde etkilenebilmektedir. |
| Çapraz kapanış | Üst dişlerin alt dişlerin iç kısmına doğru kapanması sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu durumun sonucunda çenenin gelişimi asimetrik bir şekilde etkilenebilmektedir. Aynı zamanda rahatsızlık çiğneme sorunlarına yol açabilirken dişlerde anormal aşınmaya da neden olabilir. |
| Gömülü dişler | En sık rastlanan rahatsızlıklardan bir tanesidir. Çene kemiği içine gömülü kalan ve süremeyen dişleri ifade etmektedir. Ortodonti hekimleri bu dişlerin uygun pozisyonuna getirilmesi amacı ile çeşitli tedavi planlaması yapabilmektedir. Bazı durumlarda tedavi süreci cerrahi müdahale veya diş çekimi gibi yöntemler ile sonlandırılabilir. |
| İleri ve geri konumlanmış çeneler | Alt çenenin önde veya geride olması durumu estetik kaygıları ortaya çıkarabilmektedir. Bu tarz iskeletsel bozukluklar yüz profilini ve estetik görünümü etkilemekle birlikte çene eklemi üzerinde baskı oluşturmaktadır. Rahatsızlık sonucunda çene bölgesinde ve dişlerde ağrı ve fonksiyonel problemler ortaya çıkabilir. |
Ortodonti Tanı Yöntemleri Nelerdir?
Ortodonti tanı yöntemleri çenelerin birbiriyle uyumunu, dişlerin dizilimini ve kapanış yapısının doğru şekilde değerlendirilmesi amacıyla yapılmaktadır. Bu tarz tetkiklerle yalnızca ağız içindeki görünüm değil tüm iskelet sisteminin gelişimi gibi çeşitli durumlar birlikte değerlendirilmektedir. Hekimlerin tercih ettiği çeşitliliği tanı yöntemleri şöyledir;
- Öncelikle klinik muayene yapılmaktadır. Hekimler; dişleri, çene kapanışını, diş etlerini ve yüz yapısını doğrudan değerlendirebilmektedir.
- Dişlerin, köklerin ve çene kemiklerinin detaylı olarak incelenebilmesi adına panoramik röntgen, lateral sefalometrik film, üç boyutlu görüntüleme tetkikleri istenebilmektedir.
- Hastanın ağız ölçülerinin alınması için klasik alçı model ya da dijital tarama ile üç boyutlu modeller oluşturulabilir. Bu tarz ortodonti kayıt modelleri, diş dizilimi, ark yapısı ve çaprışıklık miktarı yönünden değerlendirilmektedir.
- Yüzün detaylı incelenebilmesi adına önden ve yandan çekilen fotoğrafları ile ağız içi görüntüler kullanılmaktadır. Ağız içi görüntüler dişlerin sıralanışı, diş eti görünümü, dudak ilişkisi ve yüz estetiği yönünden değerlendirilmektedir.
- Alt ve üst dişlerin birbiri ile nasıl temas ettiğinin incelenmesi bakımından kapanış analizi yapılmaktadır. Bu durum kapanış bozukluğunun hangi düzeyde olduğunun belirlenmesi noktasında etkilidir.
- Özellikle çocukluk dönemi ve ergenlikte çene gelişiminin hangi aşamada olduğunun incelenmesi gerekir. Böyle durumlarda tedavi zamanlaması planlanarak doğru zamanda tedavi planı oluşturulabilir.
- Hastalarda yutkunma, çiğneme, konuşma ve ağız alışkanlıkları değerlendirilmesi ağız yapısını etkileyen fonksiyonlar bakımından incelenmektedir.
Ortodonti Tedavisi Kimler İçin Uygundur?
Ortodonti tedavisi çeşitli rahatsızlıkları bulunan kişilere uygulanmaktadır. Diş diziliminde çapraşıklık olan, estetik bir gülümsemeye sahip olmak isteyen, çene kapanış bozukluğu yaşayan her yaştan biri için uygun bir tedavi biçimidir. Aynı zamanda dişlerin çene kemiği üzerindeki konumlanma hataları, alt üst çenenin birbiri ile uyumsuz olduğu durumlar ve diş arasındaki anormal boşluklar tedavinin temel nedenleri arasındadır.
Ortodonti tedavisi gelişen teknolojiler ile birlikte farklı şekillerde gerçekleşmektedir. Hem yetişkinler hem de çocuklar için ideal tedavi çözümleri bulunmaktadır. Özellikle çiğneme fonksiyonlarında zorluk yaşayanlar, dişlerin diziliminden memnun olmayanlar ve konuşma bozukluğu yaşayan kişiler hekimlerin muayenesi ile birlikte tedavi sürecine dahil edilmektedir. Bu noktadan tedavi şu hastalar için uygun olarak kabul edilmektedir;
- Diş çaprışıklığı bulunanlar
- Dişleri arasında boşluk olan kişiler
- Kapanış bozukluklarına sahip olanlar
- Alt çenenin ileride olduğu kişiler
- Alt çenenin geride olduğu kişiler
- Yar darlığı ve yer fazlalığı bulunan kişiler
- Açık kapanış ve derin kapanış rahatsızlığı bulunanlar
- Gömülü kalan dişlere sahip olanlar
- Ağızdan nefes alma ile ilgili çene problemi yaşayanlar
- Parmak emme gibi alışkanlıklar nedeni ile çeşitli diş dizilimi ve çene yapısı bozukluğu bulunan kişiler
- Süt dişlerinin erken kaybı nedeni ile diş diziliminin orantısız olduğu kişiler
Ortodonti Tedavisi Nasıl Yapılır?
Ortodonti tedavisi nedir ve sabit bir tedavi yöntemi var mıdır? Hayır ortodonti tedavileri her hastaya farklı şekilde uygulanmaktadır. Çünkü hastalarda bulunan rahatsızlıklar değişiklik gösterebilmekte ve rahatsızlığın boyutu da tedavi planlamasında etkili olabilmektedir.
Mehmet Eker Diş Kliniği’ne başvuran hastaların diş dizilimi, çene yapısı ve ihtiyaç duyduğu müdahale farklı olabilmektedir. Bu nedenle kliniğimizde uyguladığımız tedavi yöntemleri sorunun derecesi, tedavi hedefi ve ortodonti uzmanının kişiye uygulayacağı tedavi noktasında değişiklik göstermektedir. Genellikle hastalara uygulanan tedavi yöntemleri şu şekildedir;
1 – Diş Teli Tedavisi
Ortodonti diş teli
2 – Şeffaf Plak Tedavisi
Şeffaf plaklar dişlerin üzerine takılıp çıkarılabilmektedir. Bu plaklar dişleri aşamalı olarak hareket ettiren ortodonti apareylerdır. Günlük yaşamda daha konforlu kullanım sunması ve estetik görünümü nedeniyle birçok hasta tarafından tercih edilmektedir.
3 – Metal Diş Teli
Hekimler tarafından en yaygın ve en bilinen tedavi yöntemleri arasında yer almaktadır. Metal diş telleri dayanıklı ve etkili bir seçenektir. Paslanmaz çelikten üretilen bu ürünler dişlere sürekli ve kontrollü bir kuvvet uygulayarak dişlerin doğru pozisyona gelmesini sağlamaktadır.
4 – Seramik Diş Teli
Özellikle estetik kaygılara sahip olan yetişkinler ve gençler için seramik diş telleri iyi bir alternatiftir. Bu diş telleri diş renginde veya yarı saydam malzemelerden üretilmektedir. Metal tellere göre daha az fark edilmektedir. Seramik diş telleri tedavi süresi boyunca daha estetik bir görünüm oluşturur.
5 – Çocuklarda Ortodonti
Çocuk ortodonti tedavisi kalıcı dişlerin sürmeye başladığı ve çocuklarda çene gelişiminin devam ettiği dönemde avantajlı olabilmektedir. Bu tedavi çocuklarda 7 yaşından itibaren başlayabilir. Çocuklar süt dişi kayıpları, iskeletsel uyumsuzluklar, ağız solunumu ve kötü alışkanlıklar, gömülü diş ve çapraşıklık gibi nedenlerden dolayı bu tedaviye ihtiyaç duymaktadır.
6 – Yetişkinlerde Ortodonti
Ortodonti tedavisi yetişkinlerde her yaşta uygulanabilmektedir. Tedavi genellikle estetik kaygıların ön planda olduğu dönemde öne çıkmaktadır. Ancak çeşitli rahatsızlıklar, çiğneme sorunları ve diş eti sağlığının korunması amacı ile de sıklıkla tercih edilmektedir. Yetişkinler şu nedenlerden dolayı bu alanda uzman diş hekimlerine başvurmaktadır;
- Profesyonel ve sosyal hayatta daha düzgün bir gülüşe sahip olmak isteyen bireyler, estetik kaygılarını gidermek amacıyla bu tedaviye ihtiyaç duyabilir.
- Geçmişte veya bugün kaybedilen dişlerin yarattığı boşluklar ve bu boşluklara komşu dişlerin devrilmesi sonucu çeşitli bozukluklar meydana gelebilmektedir. Bu bozuklukların giderilmesi amacı ile tedaviye ihtiyaç duyulmaktadır.
- Yanlış kapılmış sorunları nedeniyle çene ekleminde ağrı ve kıtlama gibi sesler meydana gelebilir. Eklem sorunları gibi ciddi rahatsızlıklar nedeni ile alanında uzman hekimlere başvuru oranı yüksektir.
- Porselen diş kaplama veya implant yapılmadan önce dişlerin ideal konuma getirilmesi amacı ile yine ortodonti tedavisi ideal bir seçenek olmaktadır.
Ortodonti Tedavisi Ne Kadar Sürer?
Ortodonti tedavi süresi pek çok farklı kritere göre değişkenlik gösterebilir. Bu sebeple tedavi süresi hastanın dişlerindeki çapraşıklığın derecesine, çene kapanışındaki bozukluğa, tedavi yöntemine ve kişinin tedaviye uyumuna göre farklılık gösterir. Öyle ki basit diş dizilimi sorunlarında tedavi kısa süreli olabilirken ileri düzey çapraşıklıklar ve çene ilişkisi bozukluklarında tedavi süresi daha uzundur.
Çoğunlukla kapsamlı ortodonti tedavileri yaklaşık 12 ila 24 ay arasında sürebilir Fakat bu süre kişiye göre farklılık gösterebilir. Bunun yanında tedavi süresince düzenli kontrollere gitmek ve uzmanın tavsiyelerine uymak, planlanan sürecin sağlıklı ilerlemesine büyük katkı sağlar. Şeffaf plak kullanan hastaların plakları önerilen süre boyunca takması, braket kullananların ise apareylere zarar verebilecek yiyeceklerden kaçınması bu süreçte çok önemlidir.
Diş hareketlerinin beklenenden daha yavaş ilerlemesi, apareylerin kırılması ya da randevuların aksatılması tedavi süresini daha da uzatabilir. Bu sebeple ortodonti tedavisinde sadece kullanılan cihazlar değil, kişinin günlük alışkanlıkları da tedavi de belirleyicidir.
Ortodonti Faydaları Nelerdir?
Ortodonti tedavisinin en önemli faydalarından biri, hastaların dişlerinin eskiye göre daha düzgün sıralanmasını ve çenelerin birbiriyle daha uyumlu çalışmasını sağlamasıdır. Bunun yanında çapraşık dişler arasında yemek kalıntıları daha kolay birikebilir ve bu bölgelerin temizlenmesi gittikçe zorlaşabilir. Bu sebeple dişlerin uygun konumlara getirilmesi önemlidir.
Estetik açıdan önemli avantajlar sunan ortodonti, kişinin diş görünümünden duyduğu memnuniyeti olumlu yönde etkileyebilir. Diş ve çene yapısının tedavi edilmesi, bazı kişilerde konuşma ve çiğneme fonksiyonlarının iyileşmesine de olumlu katkı sağlar. Bunun anında tedavinin sağlayabileceği faydalar, mevcut problemin türüne ve şiddetine bağlı olarak değişir.
Ortodonti Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?
Ortodonti tedavisinin tamamlanmasından sonra dişlerin yeni konumlarını koruyabilmesi için ağız bakımına ve uzman önerilerine mutlaka dikkat edilmelidir. Özellikle tedavi esnasında edinilen düzenli diş fırçalama ve diş ipi kullanma alışkanlıklarının sürdürülmesi çok önemlidir. Dişlerin günde en az iki kez florürlü diş macunu ile fırçalanması, diş aralarının uygun araçlarla temizlenmesi gerekir. Kontroller de kesinlikle aksatılmamalıdır.
Tedaviden sonra dişlerin zaman içerisinde eski yerlerine dönme ihtimali de atlanmamalıdır. Bu sebeple pekiştirme apareylerinin önerilen şekilde kullanılması büyük önem arz eder. Sert cisimleri diş ile kırmak, tırnak yemek gibi pek çok dişi zorlayan eylem apareylerine zarar verebilir. Tedavi sonrasında dişlerde hareket, retainer adı verilen pekiştirme apareyinde kırılma ya da uyum sorunu fark edildiğinde kontrol randevusu alınmalıdır.
Ortodonti Tedavisi Ağrılı mı?
Ortodonti tedavisi çoğunlukla şiddetli ağrıya neden olmayabilir. Fakat özellikle tedavinin başlangıcında ve kontrol randevularından sonra dişlerde baskı, hassasiyet ve hafif ağrı yaşanabilir. Bu durum, dişlerin kontrollü kuvvetler ile hareket etmesinden dolayı olur. Çoğu kişide hassasiyet birkaç gün içerisinde azalır ve ağız dokuları kullanılan apareylere zamanla alışır.
Braketlerin yanak veya dudak iç yüzeyine sürtünmesi de ilk aşamada tahrişe yol açabilir. Bu tür durumlarda uzmanın önerdiği ortodonti mumlardan yararlanılabilir. Şeffaf plak kullanan hastalarda ise yeni plağa geçildiğinde geçici bir basınç hissi yaşanabilir. Ağrı şiddetliyse, uzun süre devam ediyorsa veya apareylerde kırılma gibi bir sorun yaşanıyorsa mutlaka diş hekimine başvurulmalıdır.
Ortodonti Tedavisinde Yaş Sınırı Var mı?
Ortodonti tedavisinde net bir üst yaş sınırı bulunmamaktadır. Çocukluk, ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde dişlerin konumunu düzeltmeye yönelik tedavilerin uygulanması mümkündür. Çocuklarda çene gelişiminin devam etmesi, bazı çene ve diş sorunlarına erken müdahale edilmesine imkân tanır. Bu sebeple ilk ortodonti değerlendirmenin çoğunlukla 7 yaş civarında yapılması tavsiye edilir.
Yetişkinlerde de diş ve diş eti sağlığı uygun olduğu takdirde ortodonti tedavisi uygulanabilir. Fakat yetişkinlerde çene gelişimi tamamlandığı için bazı iskeletsel bozuklukların tedavisinde farklı yöntemlere ihtiyaç duyulabilir. Bu nedenle diş eti hastalıkları, kemik kaybı ya da mevcut diş sorunları tedavi öncesinde değerlendirilmelidir. Hekim kontrolü ve tavsiyeleri mutlaka dikkat alınmalı ve bu doğrultuda hareket edilmelidir.
Ortodonti Tedavisi Sonrasında Pekiştirme
Ortodonti tedavisinin aktif aşaması bittiğinde dişlerin elde edilen konumlarını korumak için pekiştirme dönemi başlar. Bu dönemde kullanılan apareyler, dişlerin tedavi öncesindeki konumlarına geri dönme riskini azaltmayı amaçlar. Pekiştirme tedavisi için dişlerin arka yüzeyine sabitlenen ince teller veya takıp çıkarılabilen şeffaf plak benzeri apareyler kullanılabilir. Hangi yöntemin tercih edileceği, kişinin ağız yapısına göre belirlenir.
Pekiştirme süresinin uzunluğu kişiye göre farklılık gösterebilir. Bazı kişilerde apareylerin uzun süre, kullanılması gerekebilir. Bu sebeple;
- Sabit pekiştirme tellerinin çevresi dikkatli temizlenmeli,
- Hareketli apareyler ise uzman tarafından belirtilen şekilde kullanılmalıdır.
- Pekiştirme apareyinin düzenli takılmaması dişlerde yeniden çapraşıklık oluşmasına neden olabilir.
- Bu nedenle ortodonti tedavisinin kalıcı sonuçlara ulaşmasında pekiştirme aşaması, aktif tedavi kadar önemlidir.
Ortodonti Tedavisi Süreci ve Takip
Ortodonti tedavisi, ilk muayeneden itibaren aktif diş hareketi ve tedavi sonrası koruma dönemine kadar devam eden oldukça kapsamlı ve planlı bir süreçtir. İlk aşamada dişlerin dizilimi, çene ilişkileri ve ağız sağlığı değerlendirilir. Daha sonra kişinin ihtiyaçlarına uygun aparey seçilir ve tedavi planı hazırlanır. Braketlerin takılması veya şeffaf plakların teslim edilmesiyle aktif tedavi dönemi başlar.
Bu aşamada dişlerin hareketi düzenli bir şekilde takip edilir ve gerektiğinde tedavi planında değişiklik yapılabilir. Kontrol randevuları, diş hareketlerinin hedeflenen yönde ilerleyip ilerlemediğinin belirlenmesi için büyük önem arz eder. Sabit braketlerle yapılan tedavilerde genellikle birkaç haftada bir kontrol gerekebilir. Şeffaf plak tedavisinde ise kontrol aralıkları kullanılan sisteme ve hastanın durumuna göre değişiklik gösterir.
Randevular esnasında braketlerin durumu, diş eti sağlığı, plakların uyumu ve ağız hijyeni kontrol edilir ve değerlendirilir. Düzenli takip, ortodonti tedavisinin güvenli ilerlemesine ve olası sorunlara erken müdahale edilmesine yardımcı olur.

Ortodonti Tedavisi Hakkında Merak Edilen Sorular ve Cevapları
Ortodonti tedavisi özel bir şekilde uygulanan ve uzmanlık alanı gerektiren uygulamadır. Hastalar tarafından sadece ortodonti nedir şeklinde değil çok daha farklı konularda merak edilenler bulunmaktadır.
Diş sağlığı kapsamında önemli olan ve uzman bir diş hekimliği kliniği tarafından gerçekleştiren bu işlem hakkında hastaların bilgili olması gerekir. Ortodonti tedavisinde sık sorulan sorular ile siz de pek çok sorunuzun cevabını bulabilirsiniz. Çok daha fazla bilgi için sorulara bakabilirsiniz:
Ortodonti Neye Bakar?
Gülüş tasarımı sırasında da çok defa uygulanan bu yöntem için ortodonti denmektedir. Bu kapsamda akla ilk olarak diş telleri gelse de durum bununla sınırlı değildir. Plaklarla ortodontik tedavi sağlanabildiği gibi çok daha farklı yöntemler mevcuttur.
Sadece dişin dış tarafına değil, diş içine tel uygulaması yapılabilir. Diş düzeltmesi dışında çene yamukluğu ve şekil bozuklukları gibi durumlarla da ilgilendiği görülmektedir. 20lik dişler de ilgili alanlarından birisidir.
Diş Hekimi Ortodontist Farkı Nedir? Ortodontist Nedir?
Diş Hekimliği Fakültesi mezunu olup beş yıllık eğitim almış kişilere diş hekimi denmektedir. Genel sorunlara bakan, dolgu yapan, diş beyazlatma uygulaması yapan doktorlardır. Diş hekimi uzmanlık alanı belirleyip bir dört sene kadar daha uzmanlık eğitimi aldığında uzman diş hekimi olur.
Ortodontist bahsedilen bu özel uzmanlık alanlarındandır. Normal diş hekimlerinin yapabildiği işleri yapabilmek ile birlikte herkesin uygulayamayacağı kendi alanına özgü uygulamaları da gerçekleştirmektedir.
Ortodontist Diş Dolgusu Yapar mı?
Evet yapabilir. Fakat diş hekimin kendi prensip ve durumuna göre hareket edilebileceğini unutmamalısınız. Doktorunuz tarafından diş dolgusu yapılması gerektiğine karar verilebilir. Fakat kendisi bu dolguyu kendisi yapmak yerine klinikte yer alan farklı bir diş hekimine yönlendirebilir. Çoğu zaman uzman doktorlarda bu tarz uygulamaların yapıldığı görülmez. Ancak kendilerinin dolgu yapma yetkisi pek hayli bulunmaktadır.
Ortodonti Diş Çeker mi?
Uzmanlık alanının dışında normal diş hekimi eğitimi aldıkları için diş çekimi yapabilirler. Gerekli bilgi ve tecrübeleri bulunmaktadır. Ancak uygulama yapıp yapmamak konusunda serbesttir. Eğer gerekli bir diş çekimi yapılacaksa bunu farklı diş hekimleri ortaklığı ile gerçekleştirebilir. Normal diş çekiminin yanı sıra yirmilik diş çekimi konusunda da bilgilidir. Çene cerrahi kapsamında zorlu olan 20’lik diş çekimini üstlenebilir, ameliyat yapabilir.
Ortodonti Tedavisi Zor mu?
Klasik diş tedavilerine göre ortodonti tedavisi zorlu olabilmektedir. Ancak göz korkutacak düzeyde bir zorluğu olmadığını belirtmek de fayda var. Aynı zamanda hastaların bunu belirleyici konumda olduğunu söylemek de mümkün. Görece diğer tedavilere göre uzun sürmesi bu uygulamanın zorlu olduğunu düşüncesinin yaygınlaşmasına neden olmaktadır.
Doğru bir uzman hekim ve klinik seçimi ile süreci kolaylaştırmak mümkündür. Sürekli aynı doktorla görüşeceğinizden ne kadar profesyonel bir hekim seçimi yaparsanız süreç o denli kolay ilerleyecektir.
Hasta olarak sizlerin de süreci kolaylaştırması mümkündür. Yapılması gereken tek şey diş hekimi tarafından belirtilen kurallara uymaktır. Düzenli kontroller ve kurallara uyulması ile birlikte sürecin ne kadar hızlı geçtiğin dahi anlamayacaksınız. Kısa sürede kolaylıkla tel ya da diğer tedavilerinizi olabilirsiniz.
Ortodonti Acı Verir mi?
Yapılacak yönteme göre değişkenlik gösteren bir durumdur. Eğer uygulama bir diş çekimi ile sınırlıysa sadece ilk birkaç gün içinde hassasiyet oluşacaktır. Sonraki günlerde hiçbir rahatsızlık duymadan hayatınıza dönebilirsiniz.
Toplumda hastaların aklında bu bölüm denildiğinde ilk olarak diş teli gelmektedir. Diş teli kullanımında da ağrı ve acı yaşandığı yönünde ön yargılar mevcuttur. Her bireyin ağız ve çene yapısı değişiklik gösterir. En çarpık ve yamuk dişlerde dahi birkaç ay içerisinde düzeltilme sağlanmaktadır. Üstelik yüksek bir acı durumu da söz konusu değildir.
İlk defa tel takıldığında ve randevularda telin sıkılaştırılmasında ilk gün boyunca dişlere ekstra bir yük binecektir. Bu normal bir diş ağrısından ziyade daha çok hassasiyet ile alakalıdır. Baskıdan ötürü bir farklılık hissedilebilir. Dayanamayacak düzeyde bir durum söz konusu değildir ancak yine de bu tarz bir ağrıya acı eşiğiniz dayanmıyorsa hekim tarafından önerilen ağrı kesiciler kullanılabilir.
Son olarak ortodonti tedavi yöntemleri arasında çene yapısında düzeltme meydana getirecekseniz diş telinde olduğu gibi sabırlı olmanız gerekir. Süreç diş düzeltmesi ile benzerlik içerir. Fakat farklılıkları da bulunur. Çene yamukluğunu gidermek daha uzun sürebilir ve ağrı bir miktar yayılabilir. Yine de yüksek bir acı duyulmaz.
Ortodonti Zararlı mı?
Ortodonti tedavisi hiçbir şekilde zararlı olmayan aksine faydalı işlemlerdendir. Kişilerin yamuk ve çarpık dişlerinde düzelme meydana getirir. Özellikle estetik anlamda kaygı yaratan bu durumun sonlanarak daha özgüveni bir konuşma ve gülüş sağlamaktadır.
Diğer taraftan çene ile alakalı bir işlem uygulanması da yüksek fayda içerir. Çene yamukluğu çene bölgesinde ağrı, baş ve kulağa doğru ağrı, dişlerde baskı, yemek tüketim sırasında çiğneme problemleri yaratır. Bu problemlerin sürekli olarak yaşanması hastada sabır bırakmaz. Halbuki yapılacak tedavi ile sorunlardan kurtulmak mümkün.
30 Yaşından Sonra Diş Teli Takılır mı?
Gençlerde yaygın olarak görülen ortodonti diş teli tedavisi ilerleyen yaşlarda bireylerde tedirginlik ve kaygı yaratmaktadır. 30 yaşında bireylerin uygun görülmesi dahilinde diş teli takmaması için herhangi bir kısıtlaması bulunmaz. Tam tersine daha geç olmadan taktırması daha faydalı olacaktır.
İlerleyen yaş ile birlikte diş kemiklerinde ve dişlerde oturma görülür. Erken yaşlarda bu kemiklere etki etmek daha kolaydır. Ancak yaşın ilerlemesi ile birlikte kaynayan dişlerde değişim yaratmak mümkün olsa da zordur. Sürecin uzamasında yaşın etkisi de büyüktür. 30 yaşında bir birey bu yüzden daha geç olmadan gönül rahatlığıyla tel taktırabilir.
Kimler Ortodonti Tedavisi Olamaz?
Her ne kadar faydalı ve yararlı bir uygulama olarak görülse de yapılan bu işlemin bazı hastalara uygun olmadığını belirtmek gerekir. Özellikle erken yaştaki çocuklar için önerilmeyen bir yöntemdir. Çünkü çocukların ağız ve diş kemik yapısı henüz gelişmemiştir. Yapılacak uygulama gelişime engel olabildiği gibi ilerleyen dönemlerde tedavinin etkisini de yitirebilir.
Beş yaşından küçüklere uygun olmadığı belirtilmektedir. Özellikle 16 yaşından itibaren uygulama yapmak en doğrusudur. Eğer hasta yaş konusunda sorun yaşamıyorsa ve kuralları karşılıyorsa tedavi olabilir. Ancak hastada kemik erimesi gibi bir durum söz konusuysa doktoru ile durumu paylaşmalıdır. Kemik erimesinin etkilerine bağlı olarak ortodonti tedavisi uygulanacaktır.
Ağızda Çürük Varken Tel Takılır mı?
Ortodonti tedavisi öncesi çürük dişlerin tedavi edilmesi gerekir. Tel takıldıktan sonra dişlere dolgu, temizlik gibi müdahaleler yapılmaz. Bu yüzden kişilerin tedavi öncesinde bir diş hekimi aracılığıyla çürüklerinden kurtulması gerekir. Dolgu işlemleri tamamlandıktan sonra gerekli tedavi için hazırlıklar yapılacaktır.
Hangi Dişlere Tel Takılmaz?
Dişlerin yapısına bağlı olarak tel takılma kararı uzman diş hekimi tarafından verilmektedir. Çoğunlukla neredeyse tüm diş tiplerine tel takmak mümkündür. Ancak istisna olarak bazı diş tipleri buna uygun olmayabilir. Dişte yüksek derecede çürüme ve hatta kaybetmeye yakın bir durum varsa tel takılmaz. Diş eti problemleri, çene problemi varsa bunlar tedavi edilmeden de diş teli takılma kararı verilmez.
Üç Tane Dişe Tel Takılır mı?
Hastanın diş yapısı incelendiğinde eğer birkaç yan yana olan dişte problem varsa tüm dişlere tel takılmak zorunda olmayabilir. Fakat bahsedilen bu durum değerlendirmeler kapsamında karar verilecek bir durumdur. Her ne kadar bir ya da iki dişte yamukluk olsa da çevre dişlerin durumu da önemlidir. Diş asıl kanalında, boşluğunda değilse diğer dişlere de takmak gerekir. Ağız yapısı uygunsa ortodonti tedavisi birkaç tane tele diş uygulamak yeterlidir.
Ortodonti Kaç Ay Sürer?
Hastadan hastaya değişen bir tedavi süreci bulunmaktadır. Ortalama bir tedavi süresi olarak diş hekimleri tarafından 6 ay 1 sene verilmektedir. Birden fazla dişte çarpıklık ya da yamukluk varsa ve hatta diş çekimi yapıldıysa süre uzayabilir. Ortak bir süreden bahsetmek mümkün olmadığından uzman diş hekimi tarafından tahmini bir süre verilecektir.
Tedavi süresini belirleyen durumlardan birisi hastanın izlediği yol olacaktır. Doktor tarafından belirtilen kurallara uymak, sürenin azalmasında etkilidir. Lastikleri zamanında kullanmak, zararlı yiyeceklerden uzak durmak ya da şeffaf plak tedavisinde uzun süre plakları takmak süreyi doğrudan etkileyecektir.
Diş Teli Yüzü Değiştirir mi?
Estetik kaygı ile gerçekleştirilen tedavide hastalar tarafından farklı noktalarda kaygılar oluşmaktadır. Diş teli kullanmak sadece diş yapısında değişim meydana getirir. Kişinin yüzünde herhangi bir değişime sebep olmaz, olamaz. Eğer bu tarz bir kaygınız varsa rahat olabilir ve tedaviyi yaptırabilirsiniz.
Diş Teli Çıktıktan Sonra Dudak Küçülür mü?
Ortodonti tedavi sürecinde ağız yapınız küçükse braketlerden dolayı çok ufak bir miktarda dudaklarınız dolgun gözükebilir. Fakat bunu sizin dışınızda birisinin fark etmesi neredeyse imkânsızdır. Uzun süren tedavi sürecinde gözünüz bu görünüme alışacağı için tel çıktıktan sonra dudaklarınız eski formunu alır.
Dudaklarınızın her zamanki formunu alması, dudakta küçülme anlamına gelmez. Sadece tedavi sürecinde alışık olduğunuz ve görece daha dolgun olan dudaklarınızın olmaması bu hissiyatı yaratmaktadır. Tel tedavisi ya da diğer ortodontik tedaviler hiçbir şekilde yüzde, dudakta farklılaşmaya sebebiyet vermez.
Ortodonti Tedavisi Neden Pahalı?
Hastaların ortodonti tedavi fiyatları konusunda şikayetçi olabildiği durumlar meydana gelmektedir. Diğer diş tedavilerine göre ortodonti fiyatları daha yüksektir. Uzmanlık alanı gerektirmesi, kullanılan malzemelerin maliyeti, kur değişimi, uzman doktorun harcadığı efor ve emek, uzun süreli bir süreç olması fiyatların artışına neden olmaktadır.
Uygun fiyatların yanı sıra görece daha eğlenceli ve güven duygusu ile kaygısız ortodonti tedavileri için Mehmet Eker ve diğer diş hekimlerinin bulunduğu kliniğimize başvurabilirsiniz.
Diş Teli Dişleri Sarartır mı?
Diş teli kullanmanın amacı diş yapısını düzeltmek ve düzenlemektir. Kullanım sırasında bazı kısmi zorluklar ortaya çıkabilir. Normal dişlere nazaran temizlemek ve fırçalamak zor gelebilir. Eğer doğru ve düzenli fırçalama yapılmazsa sararma meydana gelir. Sararmanın oluşma sebebi gerekli hijyeni sağlamamaktan oluşur. Ara yüz fırçası, her yemek sonrası fırçalama yapılırsa sararma olmaz.
Diş Teli Çürüğe Yol Açar mı?
Düşük bir ihtimal olsa da diş teli çürümeye neden olur. Sebebi gerekli diş temizliği sağlamamaktan kaynaklanır. Teller diş fırçasının istenen düzeyde diş aralarına girmesine engel olmaktadır. Zaten kullanılan tellerde ve braket aralarında besin artıkları birikmektedir. Bu birikmeye engel olunmaz tam temizlenmez ise çürüme meydana gelir.
Diş Teli Fırçalamazsak Ne Olur?
Ortodonti tedavisi esnasında en kritik ve önemli unsurlardan birisi diş teli fırçalamasına önem vermektir. Eğer diş tellerini fırçalamazsanız başta diş etlerinde sorunlar çıkmaya ve diş taşı oluşumu başlar. Sonrasında renk değişimi meydana gelir. Hala beklenen tepki verilmez ise ilerleyen süreçte çürüme bile meydana gelebilir.
Diş Teli Ağız Kokusu Yapar mı?
Tel kullanmak ağız kokusu problemi yaratmaz. Ağız kokusu oluşmasının temel sebebi hijyen problemi oluşmasıdır. Gerekli temizliğin yapılmaması, fırçalama olmamasından ötürü ağız kokusu oluşacaktır. Aksi takdirde normal şartlarda bahsedilen şekilde olumsuz bir durumun meydana gelmesi muhtemel değildir.
Diş Teli Her Ay Değişir mi?
Tel kullanıldığı süre zarfında sık sık uzman diş hekimi ile görüşmeniz gerekmez. Duruma göre ayda bir ya da iki ay da bir randevu oluşturulmaktadır. Muayene sırasında doktor tarafından kesin olarak lastik değişimi yapılır. Değişim dişin kayma ve ilerlemesine göre belirlenecektir. Tel değişimi de ilk başlarda kalın tel olurken sonradan ince tel ile değiştirilir. Fakat her randevuda tel değişimi olmak zorunda değil.
Diş Teli İlk Gün Ne Yenmeli?
Ortodonti tedavi sürecinde uyulması gereken kurallar mevcuttur. Yenmemesi gereken yiyecek ve içecekler özellikle sınırlandırılmıştır. Fakat diş teli takıldığı ilk gün yenmesi gereken besinler gibi bir liste yoktur. Zorunluluk da yoktur. Sadece ilk gün dişlerde ekstra baskı hissedileceğinden çiğnenmesi zor gıdalar tercih edilmezse daha iyi olur.
Diş Teli ile Bira İçilir mi?
Dişe takılan teller asitli gıdalardan etkilenmektedir. Tellerde erime, lastiklerde sararma ve dişlerde de renk değişimine neden olur. Bu aşamada bireylerin asitli içecekler gibi alkol tüketmesi de yasaktır. Mümkünse tel tedavisi sırasında hiç tüketilmemelidir. İçilecekse çok nadir zamanlarda az içilmesi gerekir.
Kahve Diş Teline Zarar Verir mi?
Kahve içmek normal şartlarda dahi dişlere zararlıdır. Diş yüzeyinde sararma ve renk değişimine neden olmaktadır. Günlük tüketimin aşılması neticesinde zararlı olmaktadır. Normal zamanlarda zararlı olan kahve diş teli takılırken daha da risklidir. Telden dolayı dişlerinizi iyi temizleyemezseniz problem yaşanır. Kahve, tele zarar verir.
Diş Teli ile Ne Yenmez?
Ortodonti tedavisi esnasında uzman diş hekimi tarafından yenmemesi gereken besinler hakkında bilgi verilir. Zeytin, ceviz, fındık gibi sert ve çekirdekli yiyecekler tüketilmemelidir. Braketleri kırma olasılığı çok yüksektir. Sakız gibi yapışkan şekerli gıdaları da yememek gerekiyor. Braketlere yapışması muhtemeldir. Asitli gıdalar, kahve, çay ve alkol de alınmamalıdır.
Diş Teli Çıktı Ne Yapmalıyım?
Tedavi süreci bittikten sonra ortodonti sonrası iki farklı yöntem izlenebilmektedir. Eğer diş hekimi de uygun görürse dişlerin iç kısmına tel takılır. İç dişe tel takılması uzun vadede dişlerin yer değiştirmemesi içindir. İkinci durumda ise şeffaf plak verilmektedir. Şeffaf plaklar iç tel gibi dişlerin yapısını korumayı sağlar. Uzun süre kullanılmalıdır.
Diş Teli Çıktıktan Sonra Plak Nasıl Kullanılmalı?
Ortodonti tedavisi sonrası plak kullanımı uzun süreli gerçekleşmelidir. Sadece yemek yerken ve kahve, çay tüketirken plakları çıkarmak gerekiyor. Sadece su içerken plaklar dişte bulunabilir. Uyurken, gün içinde plaklar saatlerde kullanılmalıdır. Yemek sonrası dişler ile birlikte plak da temizlenerek dişe geçirilmelidir.
Yamuk Dişler Tel Olmadan Nasıl Düzelir?
Ortodonti diş teli tedavisi ile sınırlı kalmaz. Yamuk dişleri düzeltmek adına şeffaf plak tedavisi kullanabilirsiniz. Şeffaf plak tedavisi ile herhangi bir tel takmadan da dişlerde düzelme meydana getirebilirsiniz. Tel ile aynı işleve hizmet etmesinden dolayı özellikle küçük çocuklarda sık sık kullanılır.